ÇOCUĞUM BİRİNCİ SINIFA BAŞLIYOR

ÇOCUĞUM BİRİNCİ SINIFA BAŞLIYOR

Oryantasyon süreci

Okul, aileden sonra çocuğun içinde bulunduğu ilk temel sosyalleşme kurumudur. Okul dönemi, çocuk için ailesinden ilk ayrılış dönemidir; çünkü çocuk, okula başladığında evden farklı bir ortamda kendisini bulur. Okul ortamında uyulması gereken birçok kural vardır. İlk günlerde çocuklar, hem aileden ayrılmakta hem de bu kurallara uymakta zorluk çekebilirler. Ayrıca bireysel sorumlulukları artmıştır kendi başına bir şeyler yapma durumu söz konusudur. Ve bununla baş etmek her zaman kolay olmayabilir. Ve bu süreçte çocuk kaygı yaşayabilir kendisini ağlayarak ifade edebilir.

Son zamanlarda çocukların hepsi okul öncesi eğitim almış olarak ilkokula başladığı için birçok çocuk bu kaygıyı ilkokul sürecinde yaşamamaktadır. Çünkü okul öncesi eğitimine başlarken bu süreci atlatmıştır. Böylece okul sürecine kolayca uyum sağlayıp keyifle okula gitmek isteyebilir.

 Ama yine de ilkokul süreci okul öncesi süreçten farklıdır. Çocuk ilkokul sürecinde daha çok sorumluluk alır, birçok durumla bireysel olarak daha çok baş etmek zorunda kalabilir. Ve çocuk başlangıçta kaygı yaşayabilir. Ebeveynden ayrılmak istemeyebilir ertesi gün okula gitmek istemeyebilir. Bu süreçte çocuğun ara sıra bile olsa okula gönderilmemesi tercih edilirse, ilerleyen süreçte ebeveyni ve çocuğu daha zor günler bekleyecektir. Çok ağladığı için çocuğun bir kere okula gönderilmemesi çocuğa şu mesajı verecektir ‘’Eğer ağlarsan okula gitmeyebilirsin’’. Çocuk böylece her zorlandığında ya da okula gitmek istemediğinde, evde kalıp ebeveyn ile vakit geçirmek, oyuncak ya da teknolojik aletlerle oynamak istediğinde ağlama yolunu seçecektir. Ve her ‘’Tamam hadi bugün okula gitme, ama sadece bu günlük’’ gibi ifadeler çocukta; daha çok ağlamaları, daha çok okula gitmeme isteğini beraberinde getirecektir. Ve her kazanıştan sonra (evde kalmayı ya da okula gitmemeyi başardığında) çocuk daha güçlü, dirençli olacaktır. Okula gitmek artık bir problem haline gelecektir.

Okul fobisi nedir?

Yüksek bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmeyi reddetmesi ya da bu konuda isteksiz görünmesidir. Bu isteksizlik bedensel şikayetlerle ifade edilir. Böylece çocuk evde kalabilmek için anne babasını ikna etmeye çalışır.

Mide bulantısı karın ağrısı baş ağrısı şeklinde bedensel şikayetler genellikle sabahları uyanır uyanmaz ortaya çıkar. Okula gitmeme kararı verildiğinde de ortadan kaybolur. Bir dahaki okula gitme zamanı kararına kadar şikayet ortadan kalkar. Alınan karar zamanında da (yeniden okula gitme zamanında) şikayet yine ortaya çıkar.

Bu psiko-somatik kökenli şikayetleri ortadan kaldırmak için okul değiştirmek, öğretmen değiştirmek çocuğu farklı bir sınıfa almak ya da okula göndermemek geçici bir süre işe yaramaktadır. Bir süre sonra yine benzer şikayetler ortaya çıkmaktadır. Genellikle bu süreçte çocuk için amaç okula gitmemek değil, amaç evde kalıp istediklerini yapabilmektir.

Çocukların aşırı koruyucu ya da  baskılı bir ortamda büyütülmesi, sürekli memnun edilmeye çalışılması, tüm gereksinimlerinin karşılanması, ebeveyne bağımlı olması, ayrılık kaygısı yaşaması (okula döndüğünde ebeveynini göremeyeceğinden korkma ya da ebeveynin başına bir şey geleceğinden korkması..), değişikliklere ayak uydurmakta zorlanması.. gibi faktörler okul fobisinin nedenleri arasındadır.

Öneriler

Peki çocuğun okula gitmek istememesi durumunda ne yapılmalı?

  • Öncelikle çocuğunuzu her gün okula düzenli olarak gönderme konusunda kararlı olunuz.
  • Sabırlı olunuz. Oryantasyon süreci uzayabilir. Burada aile okul iş birliği önemlidir.
  • Çocuklarınızı okula mutlu bir şekilde getirip onlara mutlu bir şekilde veda ediniz. Yaşadığınız kaygıyı çocuğunuza yansıttığınızda çocuğunuz sizden ayrılmak istemeyecektir.
  • Çocuklarınızdan ayrılırken, çocuklarınıza söyledikleriniz ile beden dilinizin tutarlı olmasına dikkat ediniz. Çocuklarınız söylediklerinizden ziyade beden dilinizi dikkate alacaktır.
  • Çocuklarınıza doğruyu söyleyiniz. Seni hemen almaya geleceğim, kapıda bekliyorum… gibi çocukları olumsuz etkileyecek cümlelerden kaçınınız. Okuldan ne zaman alacağınızı ya da hangi servisi kullanacağını açıklayınız.
  • Çocuklarınızdan ayrılış anını olabildiğince kısa tutunuz. Siz vedalaşmayı uzattıkça çocuğunuz da sizden ayrılmak istemeyecektir.
  • Çocuğunuza, ağlama durumunda bunun işe yaramayacağını anlatınız ve davranışlarınızla da bunu destekleyiniz.
  • Çocuklarınızı okuldan aldıktan sonra gününün nasıl geçtiğini sorabilirsiniz. Fakat çocuklarınıza ısrarcı bir şekilde ‘Derse katıldın mı? Hadi söyle neler yaptın? Yoksa ağladın mı? Beni özledin mi?… ‘ gibi sorular yöneltmeyiniz. Dilerse çocuğunuz size özellikle oyun oynarken okul sürecinden kendiliğinden bahsedecektir.
  • Çocuğun okul saatinde gerçekleştireceğiniz kişisel planlarınızdan çocuğa bahsetmeyiniz. Sizin planlarınız çocuğun dikkatini çekebilir.
  • Çocuğunuzun çantasını akşamdan hazırlamış olması yönünde destekleyiniz.
  • Çocuğunuzun uyku saatlerini düzenleyiniz.
  • Çocuğunuzun sabah kahvaltısını yaptıktan sonra okula gelmesini destekleyiniz

Çocuklara; üzülse de, özlese de, ağlasa da okula gidecekleri konusunda ebeveynin kararlı olduğu davranışlar ile gösterilmelidir.

Ebeveyn kaygılıyken çocuğun çok rahat bir şekilde okula gitmesi beklenemez. Sözel olarak ifade edilmese bile ebeveynin kaygısını beden dili ile çocuk fark eder. Ve okulun güvenli bir yer olmadığını hissedebilir. Eğer ebeveyn kaygısını azaltıp, kararlı ve tutarlı davranmayı tercih ederse çocuğun da kaygısı azalacak, okula uyum süreci olabildiğince kısa sürecektir.

Tabi ki doğal olarak ebeveynin de kaygıları olabilir. ‘’Acaba çocuğum mutlu mu?’’ , ‘’Arkamdan çok ağladı mı?’’ , ‘’Yemeğini yedi mi?’’ , ‘’Tuvaletini yaptı mı?’’ , ‘’Derse katıldı mı?’’ , ‘’Arkadaşlarıyla ilişkileri nasıl?’’ , ‘’Okumayı öğrenebilecek mi?’’ , ‘’Başarılı olacak mı?’’ … gibi kaygılar başlangıç aşamasında doğal kaygılardır. Ebeveyn bu süreci merak edecektir. Bu süreçte karşılıklı güven, iletişim, iş birliği önemlidir. Kaygılarınızı ya da yaşanılan problemleri bizlerle paylaşınız ve Biz Dünya Koleji ailesine güveniniz.

Bizimle iş birliği yaptığınız, önerilerimizi önemsediğiniz takdirde çocuklarımızın oryantasyon süreci olabildiğince kısa sürecektir. Çocuklarınızı okula ilk gün ağlayarak bırakmış olsanız bile, bir süre sonra çocuklarınızın okuldan mutlu döndüğünü göreceksiniz.

İlkokul Rehber Öğretmeni

Sevim ÖZÇINAR ÖZDEMİR

Author: admin