ANNE BABA OLMAK

ANNE BABA OLMAK

Dünyanın en zor işi olsa gerek. Hangi kuralları koymalıyım, ödüllendirmeli miyim, ceza vermem doğru olur mu, kendi başına yapabilir mi, nasıl davranmalıyım,  nasıl açıklamalıyım, ne kadar sorumluluk vermeliyim… ve benzeri bir çok sorunun doğru cevabını bulmaya çalışır anne baba. Bazen anne babanın iyi niyetle yaptıkları, çocuk üzerinde istenmeyen olumsuz sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle en uygun anne baba tutum ve davranışlarını benimsemek önemlidir. Anne baba tutum ve davranışlarının çocuğun gelişimi üzerinde etkisi vardır. Yapılan araştırmalarda anne babaların çocuk yetiştirme tutumlarının çocukların davranışlarının ve akademik başarısının üzerinde önemli düzeyde etkili olduğu görülmüştür.

Anne baba tutumlarını inceleyecek olursak;

  1. Baskıcı ve otoriter tutum
  2. Gevşek tutum (Çocuk merkezci aile)
  3. Dengesiz ve kararsız tutum (Tutarsız)
  4. Koruyucu tutum
  5. İlgisiz ve kayıtsız tutum
  6. Mükemmelliyetçi tutum
  7. Güven verici, destekleyici ve hoşgörülü tutum

Baskıcı ve otoriter tutum

Bu tutum; çocuğun kendine olan güvenini ortadan kaldıran, onun kişiliğini hiçe sayan bir tutumdur. Çocuğa karşı sevgi ve şefkat yoktur. Anne baba katı bir disiplin uygular, çocuk her kurala uymak zorunda bırakılır. Çocuk, anne babanın kurallarını yerine getirme çabasında olduğu için kendini ifade edemez. Aile içinde korku hâkimdir. Çocuğun en basit hatası dahi cezalandırılır.  Anne babanın baskısı altında çocuk sessiz, uslu, nazik, dürüst ve dikkatli olmasına karşılık; küskün, çekingen, başkalarının etkisinde kolay kalabilen, aşırı hassas, stresli ve tedirgin, kendi başına karar veremeyen, kaygılı bir yapıya sahip olabilir. Bu tutuma maruz kalan çocuklar aşırı isyankar ya da aşırı boyun eğici olabilir. Suçlayan cezalandıran sürekli karışan anne babaların çocuklarının kolayca ağlayan çocuklar olduğu görülür. Bu çocuklar ortamda otorite ve baskı varsa uyumlu sakin, yoksa problem davranış sergileyebilmektedir.

Gevşek tutum (Çocuk merkezci aile)

Bu aile ortamında çocuk isteklerini dile getirir, diğer aile bireyleri çocuğun tüm isteklerini sorgulamadan yerine getirir. Anne-baba ile çocuk arasında sağlıklı bir iletişim bulunmaması, çocuğun abartılmış bir sevgi gösterisi içinde büyüyor olması, ‘’doyumsuz’’ bir birey olmasına sebep olur. Anne baba maddi değeri olan objelerle bu doyumsuzluğu gidermeye çalışır fakat  300 oyuncağa 301 inci oyuncağın eklenmesi çocuk için bir anlam ifade etmez. Çocuk  5 10 dk oynadıktan sonra sıkılıp bırakır ve 302 inci oyuncağı bekler. Bu aile ortamında anne babalar çocuklarına boyun eğmişlerdir, çocuğun egemenliğini kabul etmişlerdir. Bu çocuklar anne babalarına hükmeder ve çok az saygı gösterirler, hatta anne baba dışındaki kişilere de hükmetmeye çalışırlar. Bu çocuklar her türlü ihtiyaçlarının karşılanmasını, isteklerinin hemen yerine getirilmesini bekler. Her istediğini yaptırmayı alışkanlık haline getirmiş çocuklar diğer sosyal ortamlardaki kurallara uyum sağlamakta zorlanabilirler.

Dengesiz ve kararsız tutum (Tutarsız)

Bu ailelerde çocuğun davranışına verilen tepkiler tutarsızdır. Bu tutarsızlık bazen anne ve babanın farklı fikirlere sahip olmasından kaynaklanır. Yani bir davranışı anne onaylamaz ve engellemeye çalışırken, babanın onaylaması örnek olarak verilebilir. Bu tutarsızlık bazen de annenin veya babanın bir gün bir davranışı onaylamazken ertesi gün aynı davranışı onaylamasıdır. Yani çocuk televizyon izleme süresini uzatmak istediğinde anne bu duruma izin vermezken ertesi gün anne yorgun olduğu için çocuğun daha uzun süre televizyon izlemesine izin vermesi örnek olarak verilebilir. İster anne baba arasındaki kararsızlıkta, ister bir ebeveynin değişken tutumunda olsun çocuk hangi durumda nasıl davranacağını, ne zaman nerede ne yapacağını bilemez. Çocuk hangi davranışın ‘uygun davranış’ hangisinin ‘uygun olmayan davranış’ olduğunu anlayamaz.

Koruyucu tutum

Bu tutum anne babanın çocuğu aşırı koruması, çocuğa gerektiğinden fazla kontrol ve özen göstermesi anlamına gelir. Örneğin bir çocuk iki yaş civarında çatal kaşık kullanmaya başlayabilecekken annenin 8 -9 yaşlarında hala çocuğuna kendisinin yemek yedirmesi. Burada anne çocuğuna yardımcı olduğunu sanır fakat bu durum çocuğun gelişimini olumsuz etkiler. Bu ailelerde çocukların kendi başına yemek yemesine, kendi başına tuvalet ihtiyacını gidermesine, kendi başına giyinip soyunmasına.. ve benzeri durumlara fırsat verilmez. Çocuğun kendi başına yapacağı bir çok sorumluluğunu yerine getirmesi desteklenmez. Bu tutum sonucunda çocuk aşırı bağımlı, güvensiz, duygusal kırgınlıkları olan bir birey olabilir. Çocuğun kendi kendine yetebilmesi, bağımsız bir birey olması, sosyal ilişkilerinin gelişmesi engellenir.

İlgisiz ve kayıtsız tutum

Bu ailelerde çocuğun davranışı karşısında anne baba ilgisiz kalır ve çocuğun davranışlarını görmezden gelir. Aile içinde iletişim kopukluğu vardır. Çocuğun varlığı ile yokluğu belli değildir. Çocuk anne babayı rahatsız etmediği sürece problem durum yoktur. Çocuk bu tutumdan duygusal olarak olumsuz etkilenir. Bu tutumla yetişen çocuklarda özgüven eksikliği görülebilir ve saldırganlık eğilimi artabilir.

Mükemmelliyetçi tutum

 Bu ailelerde aşırı sevgi ve aşırı disiplin vardır. Anne baba çocuktan yaşının üstünde ve hatasız davranışlar beklemektedir. Anne baba çocuktan her alanda yüksek başarı bekler. Çocuğun bireysel tercihleri anne baba tarafında önemsenmez. Çocuğun özel alanıyla ilgili bir çok kararda anne babanın beklentileri hakimdir, anne baba müdahalecidir. Bu tutumla yetişen çocuklar aşırı titiz ya da tam tersi dağınık çocuklardır, kendilerine güvenleri azalır, yanlış yapmaktan korkarlar

Buraya kadar açıklanan tüm tutumlar çocuğun gelişimini olumsuz etkiler.

En sağlıklı olan anne baba tutumu ‘’güven verici, destekleyici ve hoşgörülü tutum’’ dur.

Güven verici, destekleyici ve hoşgörülü tutum

Bu ailelerde çocuk anne baba tarafından kabul edilir, sevildiğini bilir. Anne babalar çocuklarına karşı hoşgörülü davranır, onları destekler. Anne baba çocuğa sınır koyar, bu sınır çerçevesinde çocuk özgürdür, istediğini gerçekleştirir. Evde kabul edilen ve kabul edilmeyen davranışlar belirlidir. Belirli kurallar, kısıtlamalar vardır fakat çocuğa gerekmedikçe müdahale edilmez. Kurallar belirlenirken herkesin fikri alınır, belirli kurallar tüm aile bireyleri için geçerlidir. Aile ortamı çocuğun duygu ve düşüncelerini ifade etmesini destekler, sevgi ve saygı söz konusudur. Anne baba çocukları için birer model ve rehberdir. Çocuğun kendi başına ihtiyaçlarını gidermesine ve sorumluluklarını yerine getirmesine anne baba fırsat verir ve destekler.  Bu aile ortamında çocuklar sevgi dolu, saygılı, sınırlarını bilen, kendini rahatlıkla ifade eden, sorumluluk duygusu gelişmiş, hoşgörülü, sosyal ilişkileri olumlu, mutlu bir birey olarak yetişir.

Ancak bu sağlıklı tutum içerisinde çocuklar özgürce düşünüp karar verebilir, bu kararın sorumluluğunu alır, bağımsız bir şekilde hareket edebilir ve özgüveni gelişir.

Anne baba bu olumlu tutum ve davranışları tutarlı bir şekilde sürdürmelidir. Eğer çocuğun bakımıyla ilgilenen aile büyükleri var ise onlardan da bu tutum ve davranışları benimsemeleri konusunda destek istenmelidir. Ancak tutarlı davranış sayesinde çocuklarla daha iyi iletişim kurulur ve çocuğun davranış kazanması sağlanabilir. Bunların dışında anne babanın kendi arasındaki ilişki de çocuğun gelişimi açısından önemlidir. Anne babanın arasında sağlıklı bir ilişki varsa bu durum çocuğun gelişimini olumlu yönde etkiler.

Çocukların; uyumlu ve özgür bir aile ortamı içinde, tutarlı ve sağlıklı ilişkiler içinde büyümesi, çocukların sağlıklı gelişimini desteklemektedir. Aile ortamında belirli kuralların olması, çocuğun sorumluluklarını yerine getirmesi, etkili iletişimin, sevgi, saygı, hoşgörünün var olması, anne baba davranışlarının tutarlı olması, önemlidir.

                                                                                                       İlkokul Rehber Öğretmeni         Sevim ÖZÇINAR ÖZDEMİR

Author: admin